
Derneğimizin, Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanmakta olan Öğretmen Atama Yönetmelik taslağının görme engellilerin öğretmenliğe atanmalarıyla ilgili bölümündeki ayrımcılık doğuracak yaklaşımlara itirazı sonuç verdi.
Söz konusu taslağın Özürlerin atanmasını başlığını içeren 17. maddesinin giriş bölümü ve görme engellilerle ilgili maddelerinde
MADDE-17-(1) Bedensel özrü bulunanlardan öğretmen olarak atanacaklarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartlar yanında aşağıda belirtilen özel şartlar aranır:
……
(2) Görme engeli olan adaylardan;
a) Okul öncesi ve sınıf öğretmenliğine atanacaklarda; iki gözün toplam görme oranı en az 10/20 olmak, renk algılama bozukluğu bulunmamak, görme alanı bozukluğu olmamak,
b) Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil, Matematik, Müzik, Resim, Rehber Öğretmen, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği, Sosyal ve Fen Bilimleri alanlarına atanacaklarda; iki gözün toplam görme oranı 10/20’den az olmak ve görme alanı ve renk algılama bozukluğu olmamak.
Hükümlerinin bulunması Başta derneğimiz olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunu harekete geçirdi. GÖZDER, bu olumsuz, yanlış ve ayrımcılık içerek hükümler konusunda Milli eğitim bakanlığının konuyla ilgili kurullarına yazılı başvurularda bulunarak durumu protesto etmiş, bu taslağın söz konusu maddeler düzeltilmeden çıkarılmamasını istemiştir.
Başvuruda özetle;yönetmelik taslağının Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrsının b bendinde öngörülen görme engellilerin (resim öğretmenliği dışında) Türkçe, Türk dili edebiyatı, Yabancı Dil, Matematik, Müzik, Resim, Rehber Öğretmen, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği, Sosyal ve Fen Bilimleri alanlarına atanacaklarda; görme engelli olmasının bir engel teşkil etmediği, gelişmiş ülkelerde bu alanlarda birçok görme engelli öğretmen olarak çalışmakta olduğu, bir görme engellinin bahsi geçen alanlarda eğitimcilik yaparken karşılaşacağı sorunlar var ise bu sorunların, bilgisayar, projeksiyon cihazı, sesli uyarı cihazları vb teknoloji ürünü makul uyumlulaştırma tedbirleriyle giderebilmesi gerektiği dile getirilmiştir.
Başvuruda, bu durumun, T.c. Anayasası’nın sosyal devlet, eşitlik ve adelet ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Diğer taraftan bu yaklaşım açık bir şekilde Türk Ceza Kanunu’nun ayrımcılığı düzenleyen 122. maddesine göre suç teşkil etmekte ve aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu ve T:C. Anayasası’nın 90 maddesine göre iç hukukumuzun(bağlayıcı bir parçası olan) Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler Sakatların Haklarına Dair Sözleşme’nin ayrımcılık, makul uyulmuşlaştırma ve istihdam ile hükümlerine kesin bir aykırılık içerdiğinin altı çizilmiştir.
Nihayet, derneğimizin yaptığı bu başvuru, benzer amaçlı faaliyet gösteren diğer derneklerin tepkisiyle Milli Eğitim Bakanlığı uygulamadan vazgeçmiş, yakın dönemde açacağı öğretmenlik sınavda, engellilerin öğretmen olmaları için sadece çalışmaya engel olacak bir sağlık sorunun olmadığını göstermenin yeterli olacağını ilan etmiştir.