Görme Engelliğinin nedenleri





Körlüğün ve diğer görme yetersizliklerin temel nedenleri arasında kalıtımsal hastalıklar, genel hastalıklar, infeksiyon hastalıkları, kazalar, yaralanmalar, zehirlenmeler ve tümörler sayılabilir.

Genetik nedenlere bağlı körlükler gelişmiş ülkelerde birinci sırayı alırken gelişmemiş ülkelerde beslenme bozukluğu ve enfeksiyonlara bağlı körlükler ilk sırayı almaktadır.

Körlüğün öncelikli ve yaygın nedenleri arasında kalıtsal nedenler gelmektedir. Katarakt, görme siniri dokusu gerilemesi, tavuk karası (gece körlüğü), albinism körlüğe yol açan nedenler arasında önemli olanları olup değişik yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Glokom, şeker gibi astalıklar, infeksiyonlar ve kazalar da körlük nedenleri arasında önemli yer tutmaktadır.

Dünyada -gelişmiş ülkeler dışında- körlüğün 1 sıradaki nedeni katarkttır. Türkiye, katarakt alanında gelişmiş ülkelerdeki teşhis ve tedavi imkanlarına sahiptir. Körlük nedenleri arasında ikinci sırada göz tansiyonu, 3. sırada ise; yaşa bağlı sarı nokta hastalığı (gözün net görmeyi sağlayan bölümünün tahribatı) gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı körlüğün en sık nedeni.

Hamilelik sırasındaki sebepler:

Doğum öncesi dönemde çocuğun görme özürlü olmasında, kalıtımla geçen hastalıklar, annenin hamilelik döneminde geçirdiği çeşitli hastalıklar ve kazalar başta gelen sebeplerdir.

Kalıtımsal hastalıklar: Kalıtımsal retina bozuklukları (erken başlangıçlı tavuk karası gibi), kalıtımsal görme siniri dokusunda gerilik, genetik nedenli doğuştan katarakt, genetik nedenli doğuştan glokom, göz küresinin küçüklüğü, yokluğu, retinoblastoma ve albinizmdir.

Kalıtımsal olmayanlar: İnfeksiyonlara bağlı doğuştan katarakt (rubella, toksoplazma, gibi), doğuştan glokom, doğuştan göz küresinin küçüklüğü, yokluğu gibi bozukluklar. Ayrıca annenin sigara ve alkol gibi alışkanlıkları, beslenme bozuklukları, annenin hamilelik döneminde geçirdiği kazalar, ilaç alınması, röntgen ışınına maruz kalma gibi çevresel etkenler sayılabilir.

Doğum sırasındaki sebepler


Doğum anı travmaları ve erken doğuma bağlı göz hastalıkları çocuğun görme özürlü olmasında başta gelen sebeplerdendir. doğumun güç ve geç olması, kordonun bebeğin boynuna dolanması veya başka sebepler sonucu bebeğin oksijensiz kalması sonucu beyin etkilenir. Eğer etkilenen bölge görme merkezi bölgesi ise çocuğun görme engelli olmasına sebep olabilir.

İlk yaşlarda


Kalıtımla geçen bazı hastalıklar, menenjit, trahom gibi infeksiyon hastalıkları, yetersiz beslenme (A vitamini eksikliği), tümörler ve göz yaralanmaları sonucu çocuklar görme engelli olabilmektedir.

Göz tansiyonu (Karasu Hastalığı, Glokom)
:
Çocukluğun erken dönemindeki görme kayıplarının bir nedeni de göz tansiyonudur. Başlangıçta basit sulanma şikayeti ve ışıktan rahatsızlık duyma ile başlayan hastalıkta daha sonra göz büyümesi meydana gelir. Görme tabakalarında su birikmesi nedeni ile göz buzlu cam görüntüsünü alır. İlaçla tedavisi sınırlı olan bu hastalığa cerrahi müdahale gereklidir. Cerrahi tedavi umut vericidir.

Doğumsal Katarakt (Beyaz Su Hastalığı):

Yeni doğan bebeğin gözbebeğinde beyazlık şeklinde görülür. Tek gözde veya her iki gözde olabilir ve ameliyatı gerektiren bir durumdur.

Retinitis Pigmentosa (Tavuk Karası, gece körlüğü):

Kalıtsal görme azlığına neden olan retinitis pigmentosa görme tabakasının yavaş yavaş harap olması ile seyreder. Loş ışıkta ve karanlıkta az görme şikayeti ile başlar görme alanının giderek daralmasına yol açar. Bu hastalığın dereceleri ve çeşitli tanımları mevcuttur. Bazıları erken görme kaybına neden olurken bazıları ise yetişkin yaşlarda hafif görme kaybına neden olabilir.

Göz Tümörleri
:
Çocukluk çağında görme kaybına yol açan hatta hayati önemi olan bir hastalık da göz içi tümörüdür. (Retinoblastom)Bu hastalıkta da kalıtım faktörü önemlidir. Gözbebeğinde gri bir parlaklık ile fark edilir. Tümörün ilerlemesi gözün kaybına neden olabileceği gibi yanılma riski de mevcuttur. Erken teşhis hayati öneme sahiptir.

Yetişkinlerde körlüğe yol açan sebepler:


Göz tansiyonu (glokom):
Glokom körlük nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır.
Glokomun en yaygın şekli olan açık açılı glokom sinsi başlayan ve yavaş gelişen bir hastalıktır. Glokomun bu tipi kolaylıkla kontrol altında tutulabildiği halde, genellikle, tamiri mümkün olmayan görüş kaybı oluşturduktan sonra teşhis edilir. Açık açılı glokom, gözün içinde mevcut olan sıvının artışına bağlı basıncın, görme sinirini oluşturan hassas lifleri harap etmesine bağlanır. Tedavi uygulanmadığı durumlarda, optik sinir bozulmaya ve sonuç olarak görüş alanı daralmaya başlar. Görme sinir harabiyeti durdurulmadığı takdirde, sonuç körlüğe varır.

İkinci dereceden glokomlar, diabete ve diğer göz dibi damar hastalıklarına bağlı olarak, geçirilmiş ameliyat sonrası ilerlemiş katarak, yara tümör veya göz iltihapları gibi diğer etkenlerle oluşabilir.

Şeker hastalığı:

Şeker hastalığı, gözde çeşitli bozukluklara yol açabilir. Göz enfeksiyonlarının sıklığı, göz adale felçleri, katarak gelişmesi diabete bağlı göz komplikasyonları arasında sayılabilir. En önemli komplikasyon ise, diabet sürecinin uzaması ve düzensiz kan şekeri seviyeleri ile orantılı olarak göz dibinde retina adını verilen görme tabakasında kanamalar ödem ve yeni damarlanmalar ile seyreden diabet retionopatisidir. Bu hastalıkta görme merkezinin kanama ve ödem ile etkilenmesi ile hastanın görmesi giderek azalır. Yeni damarların çatlaması ise büyük göz içi kanamalarına ve gözün kaybına sebep olabilir.

Yaşlılığa bağlı macula dejenerasyonu:
Özellikle 65 yaş üzerindeki insanların önemli bir görme kaybı nedenidir.

Hipertansiyon ve damar sertliği:

hipertansiyon ve sıklıkla birlikte mevcut olan damar sertliği bütün vücut damarlarını bu arada göz damarlarını da etkilemektedir. Yüksek kol tansiyonuna bağlı göz dibi kanamaları, damar tıkanmaları, görme kaybı ile sonuçlanabilir. Yine bu hastalarda görme sinirini besleyen damarların tıkanması da bir körlük nedenidir.

Katarakt

Göz merceğinin keşifleşmesidir. Kataraktlar doğuştan olabilirler veya ileri yaşlarda ortaya çıkabilirler. Bazen de göze bir darbe neticesinde çok kısa sürede gelişebilirler. Gözde geçirilmiş hastalıkların sonucunda veya diabet gibi sistemik bir hastalığa bağlı olarak gelişebilirler.

Retina yırtığı:

görme tabakalarının yırtılarak birbirinden ayrılmasıdır. Bu hastalıkta kişi görme alanının bir bölümünün karanlık bir duvar ile kaplı olduğunu görür.

Görme tabakası ve sinirini etkileyen dejenaratif-iltihabi hastalıklar

Bu grup hastalıkta bilinen veya bilinmeyen bir sebeple, görme tabakası, görme merkezi veya siniri bozulabilmekte ve körlüğe neden olabilmektedir. (tavuk karası gibi)

Behçet hastalığı:

Ülkemizde körlüğün önemli nedenlerinden bir tanesi Behçet Hastalığıdır. Bu hastalık gözde nüksler ile seyreden iltihaplar yapmaktadır.

Göz yaralanmaları

Her yaşı ilgilendiren göz kazaları, hafif görme bozukluğundan gözün tüm kaybına kadar yol açabilmektedir. iş kazalarının yanı sıra trafik ve spor yaralanmalarının gi­derek artması ile daha sık görülmekte, başlangıçta hafif gibi görülen bir olay zaman içinde körlükle sonuçlanabilmektedir.

Göz tümörleri:

Nadirde olsa gözün kapaklar gibi dış kısımlarında veya göz içinde gelişebilen tümörler, giderek gözün harap olmasına ve körlüğe yol açarlar.



E-posta Duyuru Listesi
Yeniliklerden ve faaliyetlerimizden haberdar olmak için kayıt olunuz.
ADINIZ SOYADINIZ

E-POSTA ADRESİNİZ



Engelliler için ÜRÜNLER


Bunları Biliyor musunuz?



Anasayfa | Hakkımızda | Foto Galeri | Şubelerimiz | İletişim | Görme Engelliliği | Faaliyetler | Projeler | Haberler | Başvurular | Engelli Hakları | Basında GÖZDER | Yaşam Rehberi

2009 © GÖZDER - Görme Özürlüler Derneği           Tüm Hakları Saklıdır.           Tasarım & Yazılım : MAD Medya